Almanya Türk Toplumu (TGD) Eş Başkanı Atila Karabörklü, yeni yıl mesajı yayınladı. Adalet, özgürlük, bağımsızlık, barış, laiklik ve demokrasi vurgusunun yer aldığı mesajda Karabörklü Avrupa’daki Türk toplumunu bu değerler çerçevesinde kenetlenmeye davet etti. TGD Eş Başkanı Atila Karabörklü’nün yeni yıl mesajında öne çıkanlar şöyle: “EKONOMİK VE SİYASİ SORUNLAR YENİ GÖÇ DALGALARINI TETİKLEYECEK“ “Başta yaşadığımız ülke […]

TGD’nin yeni yıl mesajında adalet ve barış vurgusu

Almanya Türk Toplumu (TGD) Eş Başkanı Atila Karabörklü, yeni yıl mesajı yayınladı.

Adalet, özgürlük, bağımsızlık, barış, laiklik ve demokrasi vurgusunun yer aldığı mesajda Karabörklü Avrupa’daki Türk toplumunu bu değerler çerçevesinde kenetlenmeye davet etti.

TGD Eş Başkanı Atila Karabörklü’nün yeni yıl mesajında öne çıkanlar şöyle:

“EKONOMİK VE SİYASİ SORUNLAR YENİ GÖÇ DALGALARINI TETİKLEYECEK“

“Başta yaşadığımız ülke Almanya olmak üzere diğer Avrupa ülkelerinde, gönül bağımızla bağlı olduğumuz Türkiye ve tüm dünya genelinde hepimizi büyük endişelere sürükleyen siyasi gelişmelerle karşı karşıyayız. Bu kaygı verici gelişmeler 2. Dünya Savaşı sonrasında küresel, bölgesel ve ulusal alanlarda şimdiye kadar hiç bu kadar derin belirsizlikler ortaya çıkarmamıştır. Bu gelişmelerin sonuçları olarak Ortadoğu’daki sürdürülen vekalet savaşları yüz binlerce insanın ölümüne, milyonlarca insanın ülkelerini terk edip başka ülkelere sığınmalarına neden olmuştur. Bu savaşlar ve siyasi sorunlar büyük ölçüde devam etmektedir ve sonuçları açısından bir insanlık dramı haline dönüşmüştür. Yerküremiz üzerindeki kuzey ve güney ülkeleri arasındaki ekonomik derin uçurum, yeni büyük siyasi sorunları ve bunun sonucunda oluşacak olan yeni göç dalgalarını tetiklemeye gebedir.

“YENİ DÜŞMANLAR YARATILIYOR“

Uluslararası alanda kendini gösteren ve birçok ülkenin içerisinde bulunduğu başta gelir dağılımındaki adaletsizlikler, hukuk, yargı bağımsızlığı, demokratik kültür ve demokratik sistem, basın, ifade ve düşünce özgürlüğü alanlarında büyük eksiklikler küresel, bölgesel ve ulusal barışı kırılgan hale getiren en büyük etkenler olarak karşımızda durmaktadır. Bu temel sorunların çözümüne yönelik ulusal düzeyde ve uluslararası alanda kafa yormak, çözüm önerileri sunmak ve somut adımların atılması yerine, ne yazık ki popülist söylemlerle yeni düşmanlar yaratılmakta, böylece bu temel sorunların üzeri perdelenerek örtülmek istenmektedir.

“TÜRKİYE-ALMANYA GERGİNLİĞİ IRKÇILIK VE İSLAMOFOBİYİ TIRMANDIRIYOR“



Almanya’da ırkçı NSU terörünün devlet içerisindeki ayağı ve hükümetlerdeki siyasi uzantıları ne yazık ki aydınlığa kavuşturulamamıştır. Özellikle Türkiye ve Almanya arasındaki yaşanan siyasi gerginlik, başta Türk ve müslümanlara karşı olmak üzere, genel anlamda ırkçı, yabancı düşmanlığı ve antisemitist eylemlerin ve bu doğrultuda güçlenen AfD gibi siyasi hareketlerin büyümesine temel oluşturmaktadır. Türkiye ve Almanya’nın tarihsel olarak ekonomik kalkınmasında, siyasi, sosyal, ticari ve kültürel ilişkilerinde çok önemli bir rol oynayan Almanya’daki Türk toplumu, bugün itibari ile geride bıraktığı yarım yüzyılı aşkın göç tarihinin en büyük sorunları ile karşı karşıyadır. Bu sorunların büyük bir kısmı Almanya merkezli olmasına karşın, ne yazık ki diğer önemli kısmı Türkiye merkezlidir. Bu bağlamda Türkiye’deki siyasal ayrışma, demokraside yaşadığımız büyük sorunlar, yargı ve hukuk devleti alanındaki büyük eksiklerin yarattığı derin dalgalar Avrupa kıyılarına çok sert vurmakta, başta 3,5 milyonu Almanya’da olmak üzere Avrupa genelinde yaşayan 5,7 milyon civarında insanımızı kendi içerisinde ve yaşadığı ülkelerde büyük sorunlarla karşı karşıya bırakmaktadır.

“KAYGI DUYUYORUZ“

Türkiye, Almanya ve Avrupa’daki siyasi gelişmeleri partiler üstü bir bakışla yakından izleyen bağımsız bir Türk sivil toplum çatı kuruluşu olan Almanya Türk Toplumu, tüm bu gelişmelerden büyük kaygı duymaktadır. Bu doğrultuda bir sivil toplum kuruluşu olarak daha önceleri hükümetin denetim ve gözetiminde gelişen yurt içinde ve dışında FETO yapılanmasının sonuçları olan başta Ergenekon, Balyoz veya İstanbul ve İzmir casusluk gibi kumpas davaları olmak üzere, en son hain 15 Temmuz darbe girişimi gibi konularda, birçok duyarlı diğer sivil toplum kuruluşu gibi dönemin sorumlu hükümetlerine karşı yurt dışından açıkça uyarılarda bulunulmuştu. Ne acıdır ki, bu uyarılar dikkat alınmadığı gibi, bu uyarıları yapanlar o dönemlerde hükümet ve yandaşları tarafından düşman ilan edilmişlerdi. Bütün bunlardan ders çıkartılarak toplumsal uzlaşmayı sağlamak, hukuk devletini ve bağımsız yargıyı güçlendirmek, demokratik kültür ve demokratik sistemi yeniden inşa etmek, basın ve fikir özgürlüğünü yasal olarak güvence altına almak yerine, aksine OHAL koşulları çerçevesinde parlamento ve sivil toplumun dahil edilmediği KHK`ler yolu ile tüm bu alanlarda totaliter bir sisteme doğru evrilen kararlar alınmakta ve tüm eleştirilere rağmen bu kararlar uygulamaktadır.

“KHK’LAR AVRUPALI TÜRK’ÜN KONUMUNU DA TEHDİT EDİYOR“

Tüm bu olumsuz ve son derece kaygı verici gelişmeler Almanya’daki Türk toplumunu ayrıştırarak savunmasız bırakmakta, haklı olduğu taleplerinde bunlar bir beton duvar gibi karşına dikilmekte ve yol alınmasına engel oluşturmaktadır. Tüm bu gelişmelere rağmen Almanya Türk Toplumu üzerine düşen sorumlu çizgisini devam ettirecek, bundan önce olduğu gibi bundan sonrada Türkiye ve Almanya merkezli parti politikalarından uzak kalarak Almanya’da yaşayan 3,5 milyon insanımızın çıkarlarına dönük, bağımsız , ilkeli ve partiler üstü tutumunu devam ettirecektir. Bu bağlamda bir sivil toplum kuruluşu olarak bir taraftan Alman diğer taraftan Türk hükümetlerine yönelik açık uyarıları kararlı bir şekilde sürdürmeyi kendimiz için bir varlık nedeni olarak görmekteyiz.

ATATÜRK VURGUSU



Almanya Türk Toplumu olarak toplumumuzu Almanya’dan ve Türkiye’den doğan demokratik ve yasal haklarını takip etmeye ve Atatürk önderliğindeki Türkiye Cumhuriyeti’nin birikim ve kazanımlarına sahip çıkmaya yönelik çağrımızı yeniliyoruz. Tüm olumsuz koşullara rağmen birlik ve beraberlik, demokrasi, hukuk, insan hakları ve basın ve ifade özgürlüğü temelinde birbirimize sahip çıkmanın, geleceğimiz açısından ne kadar önemli olduğunu özellikle tekrar vurgulamak istiyoruz. Yukarıda değinilen ortak değerler etrafında kenetlenmek bizleri bir taraftan Almanya’da çok güçlü kılacak, diğer taraftan Türkiye’nin çağdaş değerlerine büyük katkı sağlayacaktır. Bu değerler etrafında kenetlenme ayrıca toplumumuzu Almanya ve Türkiye arasında barışa dönük güçlü bir köprü görevini layıkıyla yerine getirmesine temel oluşturacaktır. Bu anlamda yeni yılınızı kutluyor herkese barış, sağlık, huzur ve güven dolu bir gelecek diliyoruz.“
Frankfurt – Yeni Posta

Kaynak:

29 Aralık 2017 – 15:13 

TGD’nin yeni yıl mesajında adalet ve barış vurgusu

Der Inhalt ist nicht verfügbar.
Bitte erlaube Cookies, indem du auf Übernehmen im Banner klickst.

Durch die weitere Nutzung der Seite stimmst du der Verwendung von Cookies zu. Weitere Informationen

Die Cookie-Einstellungen auf dieser Website sind auf "Cookies zulassen" eingestellt, um das beste Surferlebnis zu ermöglichen. Wenn du diese Website ohne Änderung der Cookie-Einstellungen verwendest oder auf "Akzeptieren" klickst, erklärst du sich damit einverstanden.

Schließen